Gerenimo, Son Apaçi

17 Ağustos 2012

Genel

Beyaz Adam Amerika’yı keşfettiğinde, doğal zenginliklerinden deliye döndü. Doğaya ve doğal zenginliklerine el koyma girişiminden Kızılderililer de payını aldı. Çünkü Kızılderililer doğanın bir parçası, doğanın ta kendisiydi.

Amerika kıtasının 1492′de Colomb tarafından keşfedilmesinden sonra Avrupa’nın çeşitli yerlerinden denizci uluslar, İspanyollar, Portekizliler, İngilizler ve Hollandalılar başta olmak üzere Amerika kıtasının zenginliklerine el koymak amacıyla aralarında yarışa girdiler. Bu yarış, Amerika kıtasının barışçı yerlileri aleyhine büyük felaketlere yol açtı. Meksika’daki Aztekler ve Peru’daki İnkalar başta olmak üzere birçok yerli kabile Avrupalıların egemenliği altına girdi, topraklarını ve özgürlüklerini kaybetti.
Avrupalı beyazlara en büyük direnişi gösteren Amerikan Kızılderilileri arasında Apaçiler ilk sırayı alır. Apaçiler bugünkü Arizona ve New Mexico bölgesinde, Mogollon ve Sierra Madre dağ silsileleri başta olmak üzere çorak ve dağlık arazilerde yaşıyorlardı.

Yüzyıllar boyunca güneydeki İspanyol kökenli Meksikalılarla savaşmışlar, bu savaşlar sırasında da iyice sert, acımasız ve vahşi tabiatlı bir karakter geliştirmişlerdi. Meksikalılar Apaçileri gördükleri yerde sorgusuz sualsiz öldürüyor, çocuklarını kaçırıp köle olarak kullanıyordu. Buna karşılık da Apaçiler sık sık Meksika’ya yağma baskınları düzenliyordu. Bu karşılıklı güç dengesi kuzeyden Avrupalıların yaklaşması ile değişmeye başladı. 1860 yılından itibaren Siular, Cheyenneler, Comancheler ve Kiowalar gibi büyük Kızılderili ulusları beyazlarla savaşarak topraklarını kaybetmeye başladı. Beyazlar Apaçileri bütün Kızılderililer arasında en vahşi ve en tehlikeli ulus olarak görüyordu.

1863 yılında Apaçilerin savaş reisi aynı zamanda barışçı bir kişi olan yaşlı Mangas Colorado, beyaz bayrak altında hile ile tutsak edildi. Yaşlı reis kısa bir süre sonra öldürüldü. Bunun üzerine Apaçiler olanca güçleriyle savaşa girdiler ve reislerinin intikamını almaya çalıştılar. Mangas’ın yerine geçen Cochise ile genç savaş liderleri Victorio ve Geronimo’nun önderliğindeki küçük Apaçi çeteleri iki yıl boyunca fırtına gibi esti. Silah olarak sadece ok ve yayları vardı ama üç tüylü ve uzun oklarının uçları iyice sivriltilmişti. Bu okların kullanılması büyük bir ustalık gerektiriyordu, ancak bir kere hedefine ulaştığında da girdiği yeri kurşun gibi paramparça ediyordu.

Apaçiler büyük bir mücadele verdiler, ancak bir Apaçiye karşı yüz beyaz düşüyordu ve bu savaşın kazanılmasının mümkün olmadığı belliydi. İki taraf da savaşmaktan yorulunca kabuğuna çekilmeyi tercih etti. Sonraki beş yıl ufak tefek olaylarla geçti. 1871′de Apaçi liderlerinden Eskiminzin, beyazlarla iyi ilişkiler kurarak yerleşik düzene geçmeye karar verdi. Kurduğu köye kısa sürede 200′ü aşkın Apaçi toplandı. Bu sıralarda yakındaki Tucson kenti ise birçok kumarbaz, meyhaneci, maceracı ve vurguncunun toplandığı bir yer olmuştu. Tucsonlular için ordunun Kızılderililer ile savaşması ekonomik canlılık anlamına geliyordu. Dolayısıyla Eskiminzin’in barışçı köyü, onlar için tehlikeli bir gelişmeydi. Tucsonlular yeni bir Kızılderili savaşı çıkarabilmek için Eskiminzin’in köyüne bir baskın gerçekleştirdiler. Hemen tamamı kadın ve çocuk olmak üzere 144 Apaçi bu baskında öldürüldü. Baskını gerçekleştiren katillerden bir kısmı mahkeme önüne çıkarıldıysa da ceza almadan serbest bırakıldılar.

Bundan sonraki birkaç yıl boyunca Amerikan hükümeti Apaçiler için çorak yerleşim bölgeleri kurmaya ve Kızılderilileri buraya kapatmaya çalıştı. 1875′te Apaçilerin çoğu ya yerleşim bölgelerine kapanmış ya da Meksika’ya kaçmıştı. Sözde bir barış havası vardı ama beyazların büyük çoğunluğu için Apaçiler hâlâ kana susamış vahşiler olarak görülüyordu. 1874′te büyük reis Cochise yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak öldü. Apaçilerin önemli bir bölümü için Cochise’in barışçı oğulları Taza ve Naiche lider kabul ediliyordu. Ancak, beyazlarla dost olmamaya karar vermiş ve Meksika’ya kaçarak özgür bir hayat sürmekte olan bir savaşçının da büyük bir otoritesi vardı.

Bu savaşçının adı Geronimo idi. 1881′den itibaren Geronimo’nun üzerindeki baskı artmaya başladı. Artık Amerika kıtasında hemen hemen tüm Kızılderili kabileleri sindirilmişti. Oysa Geronimo, yanında kendisine ölümüne bağlı çetesiyle kâh ABD topraklarında, kâh Meksika’da at koşturuyordu. Birkaç kez teslim olmak zorunda kaldıysa da her seferinde tekrar kaçtı. 1886′ya gelindiğinde Amerikan topraklarındaki tek silahlı ve özgür Kızılderili grubu Geronimo’nun 24 kişilik çetesiydi. Peşlerinde ise 6.500 kişilik bir ordu vardı. Daha fazla dayanamayarak teslim oldular ve hapis hayatı yaşamaya başladılar. Geronimo 1909′da öldüğünde hâlâ savaş esiri kabul ediliyordu. Apaçi mezarlığına gömüldü. Ancak çok geçmeden kemiklerinin mezarından çıkarılıp Apaçi dağlarına gömüldüğüne inanılıyor. Geronimo, Apaçi reislerinin ve özgür Kızılderili savaşçılarının sonuncusuydu.

, , ,

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

No comments yet.

Leave a Reply