Kızılderili Asimilasyonu

24 Ağustos 2012

Genel

Kristof Kolomb’un 1492’deki keşfinden hemen sonra başlayan Amerika yerlilerini sindirme, topraklarına vedoğal kaynaklarına el koyma süreci, 1886’da son Kızılderili direnişçisi Apache Reisi Gerenimo’nun teslim olmasıyla tamamlandı. Bütün Amerika kıtasında on milyonlarca yerli Avrupalılar tarafından ortadan kaldırıldı, yüzlerce ulus, yüzlerce dil, yüzlerce kültür bir daha dönmemecesine yeryüzünden silindi.

El koyma süreci görece daha geç başlayan ancak 1860-90 yılları arasında büyük bir hızla tamamlanan ABD’de ülkenin batısında yaşanan olaylar kolayca gerçek boyutundan sıyrılarak efsane katına yükselmişti. Batıya ait hikayeler o derece saptırılarak yaygınlaştırılmıştı ki dünyanın çok başka coğrafyalarının çocukları tahtadan tabancalarıyla “melun Kızılderilileri” kovalayarak büyüdü.

Avro-Amerikan kültürünün ulaştığı tüm coğrafyaların ortak düşmanı haline gelen Kızılderililer’in bir bölümü bu kanlı süreçten yaralı, bitkin, muhtaç ama her şeye rağmen canlı çıkmayı başardılar. Fobinin ortadan kalkması ile başlayan kısmen kültürel, kısmen turistik, kısmen bilimsel ilgi yardımı ile “asmayalım da besleyelim mi” yaklaşımı yerini “ asmayalım ama asimile” edelim görüşüne bıraktı.
19. yüzyıl sonunda ve 20. yüzyılın önemli bir bölümündeABD ve Kanada hükümetlerinin uyguladığı resmi “uygarlaştırma” politikalarının ana hedefi Kızılderili geleneklerini ve kabile yaşamını ortadan kaldırmaktı. Oluşacak boşluk elbette Avro-Amerikan kültürel gelenekleriyle doldurulacaktı.

Asimilasyon politikaları dört ana hedefe yönelik olarak gerçekleştiriliyordu. Tarıma yönelik bir yaşam biçimini oturtarak avcılığa dayalı, göçebe ve mülkiyet kavramı olmayan yaşam biçimini silmek. Geleneksel giyim tarzını ortadan kaldırarak, yalnızca beyazların giyim tarzını egemen kılmak. Hristiyanlaştırmak yoluyla Kızılderililerin geleneksel inançlarını silmek. Bütün bunlardan daha da şiddetli olarak uygulanan eğitim yoluyla uygarlaştırmayı ise ayrıca incelemek gerekir.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde “american college”ler kurulurken, ABD’de ülke içine hizmet vermek amacıyla “boarding school”lar ve Kızlderili kolejleri kuruluyordu. Bu asimilasyon okulları fakir Kızılderili halkının çocuklarına iyi bir eğitim sağlamak amacını güdüyordu! En tanınmışları olan Pennsylvania’daki Carlisle Kızılderili Okulu 1879’da ülkenin dört bir yanından gelen Kızılderili çocuklarını kabul etmeye başladı. Okulun kurucusu Richard Henry Pratt’e sorarsanız olul rezervasyondan ne kadar uzaksa o kadar iyiydi.

Gerenimo’nun teslim olmasından sonra pek çok Apache çocuğu Carlisle!a gönderilmişti. Kısa bir süre sonra, bakımsızlık ve kötü muamele yüzünden çocukların en az elli kadarı bu okulda hayatını kaybetti.
Asimilasyon sürecinin ilk adımlarından biri çocuklara yeni isimler vermekti. James Buller (Kasawapamat) 1896’da yedi yaşındayken başına gelenleri hatırlıyor: “ Öğretmenler Kızılderili isimlerini telaffuz edemedikleri için hepimize yeni isimler verdiler. Herkese bir soyadı verdiler, sıra bana geldiğinde benim soyadım Buller oldu… Birer de ilk isim verdile… erkeklere İngiliz krallarının, kızlara kraliçelerinin isimleri verildi. Böylece ilk ismi aynı olan birçok öğrenci olunca öğretmenler bir de İncil’den alınma orta isimler koydular. Benimli Solomao idi.”

Asimilasyon okullarında amaca hizmet eden yöntemlerden biri olarak da spor kullanıldı. Birçok alanda dışlanmış ve ezilmiş olan Kızılderili gençler, kendilerine kazanma olanağı veren spor müsabakalarını çok sevdiler. Yarışma, madalya alma, farklı kıyafetler giyme, beyazların oyununu oynama gibi olanaklara kavuşmuşlardı, ancak farkında olmadan asimilasyon sürecini de hızlandırmış oldular. Üstelik spor yolu da sanıldığı kadar açık değildi. Kızılderili kökenli Jim Thorpe olimpiyatlarda dekatlon şampiyonu olunca, uydurma bir bahaneyle madalyasını geri aldılar.
Hükümetlerin asimilasyon politikalarına direnen bir çok Kızılderili de oldu elbette. Geleneksel giyim tarzlarından vazgeçmedikleri için “battaniye Kızılderilisi” diye aşağılanan bu insanlar, bir asır sonra hala sürdürülen bu mücadelenin temsilcisi oldular.

, , ,

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

No comments yet.

Leave a Reply